Söyletme Beni
( cottonbro studio , pexel.com'dan) Tekli ve üçlü koltuklardan müteşekkil bir bekleme odasında, diğer danışanlardan uzak bir köşede, onların sohbetlerine aldırış etmeden bekliyordu. "Şu dünyada, sessizce beklemeye tahammül etmesi en zor yerlerden biri burası." dedi içinden, "Çünkü buradakiler, içlerindekini dökmeye gelmiş insanlar. Sessizce beklemeye değil. Bu durum,---" Hiç durmadan akmakta olan iç sesi, "İbrahim Bey," nidasıyla bölündü, "buyurun, gelebilirsiniz." Vakit gelmişti. Bakışlarla gerçekleşen kısa bir selamlaşmanın ardından, psikoterapisti Erdem'in peşine takıldı İbrahim. Her zamanki seans odasına doğru yürüdüler. Erdem, kendi odaya girmeden önce, tekrar İbrahim'i buyur etti. İbrahim odaya girdi ve sessizce terapi koltuğuna oturdu. Erdem kapıyı kapattı ve yarım saatlik seansları başladı. Psikoterapistler, karşılıklı bir konuşmada sessiz kalmanın, danışan üzerinde oluşturduğu baskıyı çok iyi kullanırlar...