Vitrini Geçince Karşılaştığın
![]() |
| (Prateek Katyal, pexels.com'dan) |
Çoğu insanın kusursuz hayatlara sahip olduğu bir yer var. Neresi olduğunu bilmiyor musun? Elbette biliyorsun. Hatta, belki de son birkaç gün içinde orada, kusursuz hayatını ispat eder şekilde gülümseyen bir fotoğrafını paylaştın. Evet, evet; doğru bildin. Sosyal medyadan bahsediyorum. Hani şu, herkesin imrenilecek hayatlara sahip gözüktüğü hayal dünyası. Hani şu, insanların yalnızca başarılarını, sevinçlerini, güzelliklerini, mutlu anlarını paylaştığı vitrin.
Bir vitrine, elbette ilgi çekici olan şeyler konur. Konur ki, kişi gösterişli olana aldansın ve içeriye girsin. Peki, içeride ne vardır? Vitrinin arkasında, ilgi çekici olan ve olmayan şeylerin hepsi, bir bütünü oluşturmaktadır. Vitrine baktığında en güzel olanları görmeye alışmış olan gözler, vitrinin arkasına geçince biraz şaşırabilir. Çünkü, içerinin de vitrindekiler kadar güzel şeylerle dolu olması umuduyla doludur ve girdiğinde öyle olmadığını görür.
Peki, "gerçekten tanımak" aslında nedir? Karşımızdaki insanın, seçerek kendi vitrinine koyduklarına bakıp bir çıkarım yapmak mıdır, yoksa vitrini geçip direkt olarak dükkana girince her şeyi, iyisiyle kötüsüyle, bir arada görerek çıkarım yapmak mıdır? Elbette "gerçekten tanımak" vitrine aldanmak değil, dükkana girip bakmaktır.
Ancak şahsî bir kanaat olarak belirtmem gerekir ki, vitrine aldanmak insanlara artık daha cazip geliyor. Çünkü, bir insanı gerçek hayatta tanımak, daha kıymetli olmakla birlikte, aynı zamanda oldukça fazla emek gerektiren uzun bir süreç. Ben bu noktada, daha zor da olsa, gerçek hayatta tanımayı tercih edenlerdenim. Elbette, sosyal medya vitrinleri de birtakım çıkarımlar yapmama yardımcı olur fakat bu, tanımaya çalıştığım kişi hakkında nihaî bir karar vermemi sağlamaz.
Bir insanı gerçek hayatta tanımayı kıymetli kılan bazı noktalar var. Bana göre bunlardan en önemli ikisi şunlar: Empati, duygusal zeka, göz teması ve beden diliyle desteklenen derinlemesine sohbetler edebilmek ve sosyal ortamlar içinde davranış, tepki ve ilişkileri anbean gözlemleyebilmek. Bir sahne hayal edelim: Bir arkadaşınız ile akşamüstü bir kafede buluştunuz. Birer çay söylediniz. Birbirinizin hâli vakti, hayatının gidişatı hakkında konuştunuz. Birbirinizin gözlerine bakarak bir düşünce ve duygu akışı sağladınız. Belki bir konudan bahsederken birlikte gözleriniz doldu veya başka bir konuda kahkahalara boğuldunuz. Tüm bunları yaşamak ile, Whatsapp üzerinden "Merhaba, nasılsın? Hayat nasıl gidiyor?" yazmak veya o kişinin hayatının gidişatını gönderilerinden takip etmek sence aynı kıymette mi? Kesinlikle değil.
Artık pek çoğumuz, birbirini tanıyan değil, sosyal medya üzerinden takipleşince birbirini tanıdığını sanan insanlarız. Bir fincan kahveye kırk yıllık hatır biçilen dönemlerden, birbirimize kahve emojisi gönderdiğimiz dönemlere geçeli çok oldu. Halbuki, insan denen varlığın ne denli sırlanmış, ne denli hudutsuz fikir ve duygulara haiz olduğunu bilmeyen yoktur. İşte görüyorsun ya: Ne yazık ki artık bizler, daha derin ve değerli olan yerine, daha yüzeysel ve bayağı olanı seçiyoruz. Ve böylelikle bir kez daha kıymetten düşüyoruz...

Yorumlar
Yorum Gönder