Kayıtlar

Vitrini Geçince Karşılaştığın

Resim
( Prateek Katyal , pexels.com'dan)           Çoğu insanın kusursuz hayatlara sahip olduğu bir yer var. Neresi olduğunu bilmiyor musun? Elbette biliyorsun. Hatta, belki de son birkaç gün içinde orada, kusursuz hayatını ispat eder şekilde gülümseyen bir fotoğrafını paylaştın. Evet, evet; doğru bildin. Sosyal medya dan bahsediyorum. Hani şu, herkesin imrenilecek hayatlara sahip gözüktüğü hayal dünyası. Hani şu, insanların yalnızca başarılarını, sevinçlerini, güzelliklerini, mutlu anlarını paylaştığı vitrin.          Bir vitrine, elbette ilgi çekici olan şeyler konur. Konur ki, kişi gösterişli olana aldansın ve içeriye girsin. Peki, içeride ne vardır? Vitrinin arkasında, ilgi çekici olan ve olmayan şeylerin hepsi, bir bütünü oluşturmaktadır. Vitrine baktığında en güzel olanları görmeye alışmış olan gözler, vitrinin arkasına geçince biraz şaşırabilir. Çünkü, içerinin de vitrindekiler kadar güzel şeylerle dolu olması umuduyla doludur ve g...

Asırların Ardındaki

Resim
( eberhard grossgasteiger , pexels.com'dan) Yıl: 1524           Ey asırların ardındaki halefim,           Sana bu mektubu, tam beş yüz yıl öncesinden, bin beş yüz yirmi dört yılından yazıyorum. Daha önce benden hiç haber alamadın, biliyorum. Bundan dolayı senden özür dilerim. Ancak sen de takdir edersin ki, asırlar sonrasına bir mektup gönderebilmek oldukça zahmetli bir iş; sultan fermanı bile gideceği yere öyle yazılır yazılmaz ulaşmıyor.          Sultan demişken, genç ve kudretli bir hükümdar olan Sultan Süleyman hüküm sürmeye başlayalı dört yıl oldu. Kendisi şimdilerde otuz yaşlarında diye biliyorum. Devletimizin toprakları oldukça geniş, gücümüz yerli yerinde, kudretimiz dünyayı titretiyor. Allah onu başımızdan eksik etmesin.              Son zamanlarda d uyduğumuza göre, İbrahim Paşa'nın sadrazam olarak atanmasının ardından, Devlet-i Aliyye'nin Mısır valisi ...

Divan Salonunda Diamond

Resim
(Nesrin Öztürk, İstanbul ) Karakterler: Diamond Tema: Ana karakter, agnostik ve Youtube'da İslam hakkında videolar çekiyor. Leonidas: Diamond'un arkadaşı, endişeli ve sadık. Fatih Sultan Mehmet: Osmanlı Sultanı, adil ve güçlü bir lider. Osmanlı Askeri: Sultan'ın emirlerini yerine getiren, şüpheci bir asker. Sadrazam: Sultan Mehmet'in yardımcısı. Akşemseddin: Sultan Mehmet'in danışmanı ve âlim. Mekânlar: Konstantiniyye Surları ve Çevresi: Osmanlı ordusunun büyük bir güçle kuşattığı ve zorlama girişiminde bulunduğu, savunma duvarlarıyla ünlü tarihi şehir Konstantiniyye'nin (İstanbul) dış surları. Topkapı Sarayı'nın Divan Salonu: Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı'nda, devlet işlerinin görüşüldüğü ve padişahın huzurunda önemli kararların alındığı büyük salon. Leonidas ve Diamond'un Sığınağı : Diamond'ın, Fatih Sultan Mehmet'in huzurundan ayrıldıktan sonra, Leonidas ile görüştüğü yer. SAHNE 1 (Osmanlı ordusu, Kon...

Mîzanda Sen

Resim
(evimizin penceresinden gün batımı)          Sence biz nasıl insanlarız sevgili okur? Yani demek istediğim, özümüzde iyi miyiz, kötü müyüz? Eğer iyiysek, henüz kötülük yapabilme koşulları oluşmadığı için mi iyiyiz, yoksa hiçbir koşula bağlı olmaksızın mı? Önümüze bin kere de kötülük yapma ihtimâli gelse, elimizin tersiyle iter miyiz mesela? Yahut, menfaatlerimiz söz konusu olduğunda  "Birazcık kötülükten bir şey olmaz." mı deriz? Ya da, şimdiye değin hiç "iyi bir insan" olunabilecek koşulların içinde bulunamamış birisine nefretle mi bakarız? Sorarım sana kıymetli okur: Sence, bizim içimizde bir sır gibi saklı olan, "gerçek biz" kimiz?          Her birimiz, en basitinden en karmaşığına kadar, gündelik hayatta birbirimizin davranışlarını dikkatle gözlemliyoruz. Şahit olduğumuz her olay üzerine, hem toplumun geneliyle ortak bir kanıya varabiliyor hem de bize özgü içsel bir deneyim olarak şahsî çıkarımlar yapıyoruz. Bazen de bizim bi...

Tedavülden Kalkan Âdem

Resim
(ChatGPT)          Belirli kesimler dışında, yurdum insanının merakını henüz tam mânâsıyla celbetmemiş olsa da, tüm dünyada çok acayip bir "yapay zeka" bahsi var. Bahisten de öte, çok aktif şekilde kullanan büyük bir topluluk var ortada. Artık video oluşturmak, seslendirme yapmak, görsel üretmek gibi pek çok alanda yapay zeka ürünlerine başvurulabiliyor. Fakat nedense bu konu, yurdum insanı için bir türlü bahisten, yani bir muhabbet malzemesi olmaktan öteye gidemiyor. Tabii, söylediğim gibi, belirli kesimler müstesna.          Belki sen de "Dayı, sokaktaki sıradan vatandaşın yapay zeka ile ne işi olur? Herkes ekmek kavgasında." şeklinde düşünüyorsundur, bilemiyorum. Ancak en basitinden, Google kullanarak herhangi bir şey hakkında araştırma yapan bir vatandaş, yapay zekanın, Google'dan çok daha derli toplu bilgiler sunduğunu bilse, araştırmalarında çok daha verimli sonuçlara ulaşır. Araştırma yapmaktan keyif alır. Bu bahsettiğim nokta, ...

Aydınlattıkça Sönen

Resim
( Alexander Grey , pexels.com'dan)          Geçen gün Ruhi Çenet'in videolarından biri ne denk geldim. Kendisini sıkı sıkıya takip eden bir hayranı falan değilim ancak uzun yıllar içinde pek çok videosunu izlemişliğim var. Bu son izlediğim videosunda, cümleyi tam hatırlamamakla birlikte yaklaşık olarak şöyle bir şey söylüyordu: "Ben, hastalandığında hastane ziyaretine elli altmış kişinin geldiği, hemşireleri bile bu kadar çok ziyaretçinin gelmesi sebebiyle şaşırtacak kadar sosyal biriydim. Şimdi ise, bilinçli şekilde, insanlara daha az zaman ayırmayı tercih ediyorum."          Videoda bu cümle o kadar oldubittiye geldi ki, pek çok insanın hayatında da yaşanan bu önemli dönüşüm, önemsiz bir şey gibi söylendi ve geçti. Halbuki, bir insanın ömrüne kronolojik olarak bakıldığında, "Oldukça sosyal bir insandım." ile "Artık insanlara daha az zaman ayırmayı tercih ediyorum." arasında o kadar ciddi şeyler vardır ki... Üstelik bu ciddi şeylerin ...

KOD ADI: Karga Yavrusu

Resim
(karga yavrusu)          İki gün önce mahallemiz, kargaların gak gak sesleriyle yıkılıyordu. Öğle vakti bi' başladılar ki, gece bile susmadılar. Evde ailecek "Ulan n'oluyor bunlara?" deyip durduysak da ilk gün sebebini pek anlayamadık. "Yavrularını kedi falan mı kaptı acaba?" diye de düşündük, "Acaba yavru yuvadan mı düştü?" diye de. O gece kargaları dinlemekten zor uyuduk. Ertesi gün babam, balkonda otururken, komşuların sokaktaki büyük saksılarının dibinde hareket eden bir şey gördüğünü söyledi. "Karga yavrusuydu ya," dedi, "gözümle gördüm."          Hızlı bir toplantıdan sonra, kediler kapmasın diye onu almaya karar verdiysek de, gittiğimde yerinde bulamadım. Çok da yavru değilmiş; yerde yavaş yavaş da olsa yürüyebiliyor ama uçamıyormuş. Komşuya "Siz karga yavrusu gördünüz mü buralarda?" diye sordum. "Aa, ben onu dün gece kediler kapmasın diye benim güvercinlerin kafesine almıştım da, sabah olunca ilerdeki ...